Okulumuz tatildi. Sabah kahvaltıyı yaptıktan sonra eşimle birlikte alış verişe gidiyordum. Arabamda genelde radyo dinlerim. O günde radyoyu açtım ve ilk haberi duyduğımda hemen irkildim. Amsterdam Havalimanına bir uçak düşmüş ve bu uçakta Türk Havayollarına ait bir uçaktı. Radyo sürekli haberler veriyordu.O arada radyo canlı yayında bir Türk gazeteciye bağlandı. Gazeteci İlhan Karaçay eşiyle birlikte o bölgeden geçerken uçağın düştüğünü ve uçağın üçe parçalandığını anlatıyordu. Peki ölen ve yaralanan konusunda bir bilgin var mı? diye soran radyo yapımcısına gazeteci, 40-50 kişinin tarlada, uçağın enkazından kaçıştıklarını söylüyordu. Tabiiki üçe parçalanan uçkta 50 kişinin bile sağ kurtulmasına sevindik. Hemen eve dönünce ilk işimiz televizyonu açmak oldu. CNN Türk canlı yayında olay ile ilgili bilgi veriyordu. İlk anda ki haberlerde ölen olmadığı söyleniyordu. Bu haberler yüreğimize su serpti. Çok şükür dedik. Olay yerinde helikopterler ambulanslar yaralı taşıyordu. Uçak havaalanının dışına tarlaya düştüğü için yaralılar ancak iş makinaları ve traktörlerle ambulanslara taşınıyordu.
Olayın hemen ardından bir kriz masası oluşturuluyor ve yaralılar 13 ayrı hastaneye taşınıyorlar. Olay akşamı Hollanda televizyonunda ki Netwerk programında Hollandanın en büyük hastanelerinden AMC hastanesi müdürü ameliyathanelerin boşaltılıp ve önceliğin uçak kazasındaki hastalara verildiğini söyledi. Yine aynı programda bir Türk kazazede, ilkyardım ve müdahalelerin çok çabuk ve çok güzel olduğunu söyledi. Hatta Türkiyeden Başbakanın kendisini aradığını ve moral verdiğini söyledi . Tabii ki bu bile burda dedi koduya mahal verdi. Neden sadece o yaralıyı diye. Yine aynı programda Türkiyeden yakınlarının yanına gezmeye gelen bir kazazede ise diğer kazazedenin tam tersine yardımların çok geç geldiğini söyledi. Buradan edindiğimiz bilgiye göre ise, hafif yaralıların bir hangarda biraz bekletildiğini ve önceliğin acil yaralılara verildiği yönündeydi. Buda mantıklı bir izah olsa gerek. Çünkü aciliyetten dolayı buradaki ameliyatlar ertelenmişti. Uçakta yolcuların yarısı neredeyse Hollanda uyruklu. Haydi bize ayrımcılık yapılıyor, onun için tedavi yapılmıyor veya geç geliyor. Peki kendi halkına neden aynı ayrımcılığı yapsınlar. Benim kanaatim ve izlenimim sağlık ve müdahale konusunda Hollanda geçerli notu oldu. Hatta UETD (Avrupa Türk Demokratlar Birliği) yapılan hizmetlerden dolayı bir teşekkür bildirisi yayınladı.
Uçağın düşüş nedenine gelince maalesef her konuda olduğu gibi birçok uzman farklı farklı kanallarda farklı şeyler söylüyor. Pilotlar meslektaşlarının hata yapmayacaklarını savunuyor. Halbuki onunda insan olduğunu unutuyorlar. Muhalefet her zaman ki gibi hükümeti suçluyor. Hollandada uçağın düşüşü ile ilgili ilk resmi açıklama, uçak düştükten yaklaşık beş gün sonra yapılacak. Uçağın karakutuları ise Fransaya gönderildi.
Benim şahsı kanaatim ise, Türk Hava Yolların kalitesinin tartışılmayacağını ancak emsallerine göre kaza oranının yüksek olduğunu kabul etmemiz lazım. Bu bilgileri isteyen internetten kolayca bulabilir. Şunuda unutmadan söyleyeyim. Geçtiğimiz yıllarda Hollanda hükümeti Onur Havayollarının uçaklarının güvenlikte olmadığı ve bundan dolayı Hollandaya inmelerini yasaklamıştı. Ancak Hollanda hükümetinin bu kararını yine Hollanda mahkemeleri haksız buldu ve bu yasağı kaldırdı. Yine Türkiyeden dile getirilen ve THYnın yükselen yıldızını önlemek için böyle bir kampanya başlatlatıldığı yönündeki haberlerin doğruluğuna inanmıyorum. Ancak kule görevlisinin hata yaptığını ve uçagın bundan dolayı düştüğü kanaati bende de hakim.
Uçak kazası dolayısıyla hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerken, yaralılara da acil şifalar dilerim.
Selam ve dua ile,
Yorumlar
Kalan Karakter: