TÜRKİSTAN COĞRAFYASI NDA SUDAN SEBEPLER
Bilhassa bu coğrafyanın can damarları olan suyun başını tutma çabalarından ciddi sonuçlar alıyor. Kırgız ve Rus hükümetleri arasına geçen yılın Eylül (2012) ayında imzalanan Yukarı Narın barajı ve Kambar-Ata 1 hidroelektrik santralinin yapımı ve faaliyete geçirilmesi anlaşmasının şubat ayı sonlarında Kırgız parlamentosunda onaylanması bunun en açım göstergesi. Her ne kadar Çinliler bazı ana arterlerde karayolu yapımına el atmış olsalar da, gelecekte bölgede yaşanması muhtemel sıcak çatışmaların ana kaynağını kesinlikle sudan sebepler oluşturacaktır. Sovyetler döneminde Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan arasında paylaştırılan güneydeki Fergana Vadisi ile yine Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan topraklarında yer alan kuzeydeki Talas Vadisi, her türlü tarıma elverişli olmakla birlikte, bu vadilerin can damarları Kırgızistandaki ırmaklar. Aslında bu sınır aşan sulara yine bu ülkeden doğarak Çinin, daha doğrusu Doğu Türkistanın batı kesimlerine hayat veren ırmakları da katmak gerek.
Sınır aşan sular ve gelecekte su savaşlarına dahi dönme riski taşıyan sudan sebepler bir hayli geniş bir konu. Burada konuya derinlemesine girmeden sadece Rusyanın uzun yıllardan beri peşinden koştuğu ve nihayetinde muradına erdiği Kambar-Ata 1 hidroelektrik santrali ve Kırgızistan geleceğine katkısı üzerinde duracağım.
Narın ırmağı üzerinde toplam 190 megawatt güce sahip dört HES için çağlayan ile 1900 megawat güce ulaşması hedeflenen Kambar-Ata 1 HESinin aynı anda inşası planlanıyor. Yukarı Narın çağlayanını RusHidro firması, Kambar-Ata 1 HESinin yapımını ise İnter RAO firması yürütüyor. Söz konusu projelerin hayata geçirilmesi maliyeti ise ön tahminlere göre 2 milyar doları aşıyor.
Bu HESlerin yapımı, CASA-1000 (Merkezi Asya-Güney Asya-1000) olarak adlandırılan, Kırgızistan-Tacikistan-Afganistan-Pakistan enerji hatlarının inşası projesiyle doğrudan bağlantılı. Enerji hatlarının uzunluğu 1,3 milyon kilometreyi bulacak (Kuzeyde Kırgızistandaki Datka santralinden güneyde Pakistandaki tüketicilere uzanan bir ağ). Her ne kadar enerji hatlarının uzunluğu milyon kilometre ile ifade edilse de, bunun sadece 457 kilometrelik bölümü Kırgız topraklarında kalıyor. Anılan kısmın maliyeti ise 953 milyon dolar ve burada Kırgızistanın üstleneceği rakam 196 milyon dolar. CASA-1000 projesi ile Kırgızistan 1000-1300 megawat civarında enerji ihracatı yapabilecek.
CASA-1000 elbette sadece Kırgızistan için değil, projeye katılan diğer ülkeler için de önemli bir ihtiyacı karşılayacak. Sözgelimi Kırgızistan ve Tacikistan bu proje ile enerji üretimini çok büyük oranda artırmanın yanı sıra iç tüketimin sert bir şekilde düştüğü yaz aylarında yapacakları enerji ihracatıyla düşünülenlerin çok üzerinde bir gelir elde etme imkânına kavuşacaklar. Ayrıca bu proje, bölgedeki enerji nakil hatlarını yenileme kapısını açacak. Afganistan açısından iç tüketim için yeni enerji ve ilaveten ülkede barış ve huzurun kapısını aralama fırsatını yakalayabilecek. Bu çerçevede, elektrik enerjisinden uzak kalmış bölgelerde halkın, projeye güvenini sağlama amacıyla enerjiye bağlı programlar uygulanması planlanıyor. Pakistan ise enerjinin ana tüketicisi olarak kabul ediliyor ve enerji sıkıntısının had safhaya ulaştığı yaz aylarında, bu sıkıntıdan kurtulacak.
Yukarıda sözünü ettiğimiz Rusyanın suyun başına geçmesi burada ortaya çıkıyor. CASA-1000de yer almayan Rusya, projenin içinde yer almak istediğini açıkladı. Türkistan coğrafyasının can damarlarına sahip Kırgızistanda enerji işine talip olan ve bunun için büyük yatırım yapan Rusya, gerek Yukarı Narın gerekse Kambar-Ata 1 için yaptığı harcamayı, üretilen enerjiyi peşin satmayı planlıyor. Tacikistanda enerji sektörüne yatırdığı sermayeyi, enerjinin tek alıcısı olan devlet enerji şirketi Barki Toçki ödeme yapmadığı için alamayan Rus şirketleri, şimdi yoğurdu üfleyerek yemek istiyor ve CASA-1000 de bunun için biçilmiş kaftan.
Tacikistan, ekonomik zayıflık açısından, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında bölgede ilk sırada yer alıyor, Kırgızistan da hemen üstünde. Ancak Bişkekin Duşanbeye göre en büyük avantajı, komşularıyla da zaman zaman gerginlikler yaşanmasına neden olan suya sahip olması. Su kaynakları Kırgızistan için jeopolitik öneme haiz. Rusya, ülkenin en büyük enerji ihalelerini alarak, bu konuya uzak olmadığını gösterdi. Ancak henüz CASA-1000e katılma hedefine ulaşamadı. Bu projeden uzak kalmak istemiyor, zira CASA-1000in ana destekleyicilerinden birisi ABD. Washingtonun ağırlıklı söz sahibi olduğu Dünya Bankası, bu projenin yüzde 40ını finanse etmeyi planlıyor.Bölgedeki bir diğer siyasi aktör de Çin. Kırgızistan enerji sektörünü geliştirmeye doğrudan katılan Çin, Kırgız Maliye Bakanlığı ile Datka-Kemin enerji nakil hattının yapımı için kredi protokolü imzaladı. Çin lideri Wen Jiabaoun, geçen yıl Kırgızistana yaptığı ziyaret sırasında Sarı Caz ırmağı üzerindeki barajın modernizasyonunda ortaklık konusunda mutabakata varıldı. Ayrıca Kırgızistandan enerji ithal edeceğini açıklayan Pekin, bu amaçla nakil hatları kurmaya hazır olduğunu da duyurdu. Pekin yönetiminin mevcut 5 yıllık planında (2010-2015), Kırgızistana komşu Doğu Türkistanı sözde kalkındırma hedefi var ve bölgede sanayi üretimini acilen artırmak için 100 milyar dolar ayırdığını açıklamıştı.
Komşu Kazakistan da, Kırgız enerjisine yakın ilgi gösteriyor. Kemin-Almatı enerji nakil hattı inşası projesi ve diğer enerji projelerine katılmaya hazır olduğunu açıklayan Astana yönetimi, Kırgızistanın ihraç edeceği enerjiyi, toprakları üzerinden Rusyaya ulaştırma imkânına da sahip.
Kırgızistan ve Tacikistanın su enerjisinden yararlanma imkânlarını geliştirme projelerine karşı tek aykırı sesin sadece Özbekistandan çıktığı görülüyor. Taşkent yönetimi Tacikistanda halen yapımı süren ve Kırgızistanda yapımı planlanan büyük HESlerin inşasına karşı olduğunu açıkça dile getiriyor. Siyaset ve ekonomi uzmanlarına göre Taşkentin bu rahatsızlığı, komşularının Özbek doğalgazına bağımlılığını azaltma endişesinden kaynaklanıyor. Anılan projeler ile son derece bol enerjiye kavuşacak olan iki ülkenin, aynı anda doğalgazdan vazgeçerek Taşkentin Bişkek ve Duşaanbeye baskı mekanizmasını ortadan kaldırması mümkün. Ayrıca kurulacak iki ülkede kurulacak HESler, Taşkent için çok önemli olan verimli Fergana Vadisine gelen suyun engellenmesi anlamına da geliyor.
Uzmanların Özbekistana yönelik dile getirdikleri barajların Fergana Vadisinin can damarını keseceği endişesi aslında Kırgızistanın komşu ülkeleri için de geçerli. Kuzey komşusuna sınır Talas vadisinden Kazakistana ulaşan Talas ırmağı üzerinde kurulu barajlar, özellikle bahar aylarında sınır komşusunu sıkıntıya sokuyor. Zira su seviyesinin çok arttığı bahar aylarında önündeki baraj kapakları engelinden kurtulan Tanrı Dağlarından çıkan can damarı, hayat öpücüğü su, Kazakistanın Taraz ve Jambıl bölgelerinde yaşayan çiftçiler için bir kâbus haline geliyor. Bu sorun, iki ülke arasında notalaşmaya varan krizlere de dönüşebiliyor. Bir diğer komşu, Bişkekin ciddi bir enerji ihracatçısı olarak görmeyi planladığı Çin için de aslında aynı durum söz konusu. Uygur Türklerinin vatanı, Çinin kurtarılmış topraklar (Şincan) adını verdiği, sürekli olarak sözde terörist eylemler ile gündeme getirdiği Doğu Türkistan, sanayi bölgesi olmanın yanı sıra önemli bir tarım merkezi. Kırgızistandan çıkarak Doğu Türkistana ulaşan sular ise, tıpkı Taşkent ve Astana gibi Pekin için de sorun.
Elbette tüm bunların komşuları için büyük veya küçük sorun olması Bişkeki ilgilendirmiyor. Veya en azından şimdilik Astana ve Pekin için ciddi bir sorun değil. Ancak kurulan ve kurulacak HESlerin Kırgızistanı bölgede jeopolitik açıdan önemli bir yere getireceği de aşikâr. En azından Bişkek, kendini bir köşede unutulmuş görmeyecek.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: